MAVİ GÖZLÜ DEV...


74 yıl oldu bir Çınar devrileli, mavi gözlü bir dev bu ülkeyi bırakıp gideli.Bugün 09:05 de ülkesine bağlı, Atatürk'e saygı duyan her Türk gibi saygı duruşundaydık. Camın tam önünde. Bundan 2-3 yıl öncesi geldi gözümün önüne.Yine aynı camdan bakarken arabaların durduğunu, insanların arabalarından inip saygı duruşunda olduğunu görürdüm. Bu sabah kimse durmadı, kimse umursamadı. Gözlerim doldu, ağlamak geldi içimden. Çok mu zor geldi bu vatanı kurtarmak için gecesini gündüzüne katan, canını feda etmeye hazır bir lider için 2 dk ayakta durmak.Youtube'dan bir görüntü izledim.4 araba yolun kenarında duruyor, tam saat 09:05 de trafiği durdurup arabalarından iniyorlar ve saygı duruşuna geçiyorlar.Arkadaki arabalardan inen kimse yok, arabanın içinde saygı duruşunda bulunuyorlar - saygı ise bu- kornaya basarak. Nankör mü olduk biz, geçmişizi mi unuttuk. Türk öğün, çalış, güven demiştin. Daha ileriye gitmemiz için, aa Avrupa da bu da böyle biz ne kadar geride kaldık demememiz için. Anlamadık, anlayamadık. Öğün kısmını anladık sadece, çalışmadan öğünür, çalışırken söylenir olduk. Yatmayı seviyoruz, bir adım ileri gitmeyi sevmiyoruz, üşeniyoruz. Arabadan inmeye de üşendik. Varlığını bu ülkeye adamış o büyük lider için araban inip 2 dakika ayakta kalmaya üşendik. Ya da başka hesaplar kitaplar içine girdik. Atam sen rahat uyu, biz çocuklarımıza seni anlatmaya devam edeceğiz, onlara sev ya da say demeyeceğiz, seni tanıyacak, bu ülke için yaptıklarını öğrenecek seveceklerdir seni sayacaklardır. Senin isteğinde bu olurdu eminim aydın, ileri görüşlü, medeniyet arzulayan gençlerin seni sevmesi, sayması. Gerisi de kimin umurunda. Kim korkar hain kurttan...

PEPE VE CALLİO GERÇEĞİ...

Çocukluğuma dair hatırladığım, sevdiğimi düsündüğüm hiç çizgi film kahramanım yok.Sanırım hep sokakta oynayan bir çocuk olduğumdan televizyon izlemek benim için anlamsız geliyordu. Tam böyle amaan kim ders çalışacak azıcık televizyon izleyeyim dediğim dönem geldiğinde ise Annem müdahale ederek ' Aptal kutusu o izleyippp izleyippp durmaaaaaww' diye isyan çıkardı. Burda aptal ben kutu televizyon oluyor dikkatinizi çekerim. Hoş bekliyorum ben de şimdi, Zeynep azıcık daha büyüsün bende bağırıcam ' Aptal kutusu o izlemeee' diye ki bu söz anneden kıza gide dursun bu ailede. Şimdiiii gel gelelim konuya ; bizim evde bir çizgi film gerçeği var ki oyle boyle değil. Şimdi ben bugün bu blog işi ile ugrasırken ki bunu aklıma sokan hayatpaylastikca.blogspot.com sahibi arkadaşıma sevgilerimi de sunmayı ihmal etmeeeem.Evet nerde kalmıştık işte bu blog işiyle ugraşırken içerden halay sesleri geliyordu, ne oldu diye bir bakiyim dedim, ne göreyim.Benim 4 yaşında ki kızım - yani, Zeynep- halay çekiyor, görmez olaydım, benim yüzümden tabiiiii, bloğa bakacağına git çocuğunla iki aktiviye yap di mi, yoook illa uğrasıcaksın bu işlerle.Gittim tabii içeri Zeynep kaptırmış kendini bir güzel, sanki bir akrabasının sünnet düğününde halay çekiyor. Hayır ben cocuk biraz marjinal olsun havasında gezdikce cocuk Anadolu'ya doğru yol alıyor sayın okuyucular.( Kim okuyacaksa, ortada kendini yanlışlıkla takip eden benden başka kimse de yok ) Tamam alsın alsın da bu kadar türkü ve halay bilgisi de azıcık fazla yahu 4 yaşında ki cocuga. Neyse ben Zeynep'i bıraktım kendi haline şöyle bir 10 dakika Pepe'ye baktım, Allah Allaaah, kadroyu kurmuşlar, iki ekmek aldım beş börek aldım, caney caney havaları ile coşmuşlar.Bir şey değil yapımcıları duysa beni taşlayacaklar, Avrupa özentisi diyecekler. Yok vallahi billahi değilim. O Callio var ya ona her gün saydırıyorum.Özellikle anne babasının hastasıyım, hayranıyım. Öyle böyle değil.Çocukta bir anne baba var maşallah huzur dolular,efsunlanmış gibiler, peki Callio'cum, harikasın Callio'cuğum. Bir kez duymadım arkadaş bağırıp kızdıklarını, ne yemiş ne içmişlerse sonsuz sabır almış başını gidiyor. Callio'da bir değişik , bir tez konuluk ' Annen hasta Callio, lütfen odasına girme' diyor babası o da ' Peki Babacığım' diyor. Neeey... Öyle cocuk mu var, var mı, bak varsa söyleyin.Benim ki şu vaziyette ' Annen hasta Zeynep'ciğim bırak uyusun', ' Annneeee annneeee annneeeeee an an an anneee' O son nee narasında ben zaten kalkıyorum hastalığım beynime nüksetmiş oluyor, bu da gelir bu da geçer diye iç sesimlee  şarkılar okuyorum.Günde dört defa Callio seyrediliyor bu evde, tv de yoksa bilgisayardan, o yoksa Dvd'den, artık elde ne var ne yoksa.Cocuk hareket etsin bir spor yapsın derseniz açın bir Pepe hatta Dvd'yı takın akşama kadar sarın yurdumun tüm halaylarını öğrensin çocuk, yok otursun hipnotize olmuş gibi koltukta derseniz Callio'yu takın izlesin.  Haa çok izleyince de uslu olmuyor bilmiş bilmiş oluyorlar. O saçı bir türlü çıkamayan değişik velet öyle çünkü, nasıııl bilmiş. Ama çocuk izlerken sizde de yan etkiler olacak ki bende oluyor. O Callio 'büyükannee bu harika' dedikçe beyninize beyninize girecek sesi, bir taraftan şu memlekette var mı acaba böyle aile diye düşünüp duracaksın.Cocukluğumdan kalma bir çizgi film kahramanım yok demiştim ya bu yasa geldim oldu, olmaz olaydı. İkisinin de tipine gıcığım, Zeynep'in yanında hiç çaktırmıyorum amaa çook sevgi doluyum ' Aayyy peeepee' sesleri geliyor benden.

Daha fazla arkalarından çekiştirmeyeyim iki kahramanımızı. Her ikisine uzun ömür diler, ben Pepe halayına katılmak üzere salona doğru yol alırım.

Sayın okur son cümle şakaydı.Ciddiye alıp blogumun ayarı ile oynamayın.Gönül isterdi ki şu altta bir yaz çıksın ' şu konularda ilginizi çekebilir' yazsın ama nerdeeee....

KÖPRÜDEN GEÇTİ ELİF BAŞLIKLI MİNİK YAZIM...

Bugün ilk gün... 16.03.2012...
Sabah 07:40 İstanbul boğazından bir görüntü. Tabii bunu araba kullanırken çekmiş, instagramdan güncellemiş ve twittter'dan yayınlamış olmak trafikte bir canavar olduğunu gösteriyor. Güzel bir manzara varsa ve arkadan bir araba çarparsa size bilin ki içinde ben olabilirim.